Menü

Frengi (Sifiliz) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Frengi (sifiliz), Treponema pallidum bakterisinin neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Tarihte önemli salgınlara yol açmış olan frengi, antibiyotik çağında kontrol altına alınmış ancak son yıllarda vakalar yeniden artmaktadır. Tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara yol açabilen frengi, erken teşhis ve tedavi ile kolayca iyileştirilebilir. Bu makalede, frenginin evrelerini, belirtilerini, tanısını ve tedavisini kapsamlı şekilde ele alacağız.

Frengi Nedir?

Frengi, spirochaete (spiroket) ailesine ait Treponema pallidum bakterisinin neden olduğu sistemik bir enfeksiyondur. Ağırlıklı olarak cinsel temas yoluyla bulaşır, ancak hamilelikte anneden bebeğe geçiş (konjenital sifiliz) de mümkündür.

Bakteri, mukoz membranlar veya hasarlı deri yoluyla vücuda girer. Kuluçka süresi 10-90 gün arasında değişir, ortalama 21 gündür. Tedavi edilmezse hastalık yıllarca sürebilir ve çeşitli evrelerden geçer.

Primer Sifiliz

Primer evre, enfeksiyonun giriş noktasında ağrısız bir ülser (şankr) oluşumuyla karakterizedir. Şankr genellikle genital bölgede görülür ancak ağız, anüs veya parmaklar gibi diğer temas bölgelerinde de oluşabilir.

Şankr sert, kenarları kabarık ve tabanı temizdir. Genellikle tek olmakla birlikte birden fazla olabilir. Ağrısız olduğundan ve kendiliğinden 3-6 hafta içinde iyileştiğinden fark edilmeyebilir. İyileşme, enfeksiyonun geçtiği anlamına gelmez; tedavisiz hastalık ilerler.

Sekonder Sifiliz

Tedavi edilmeyen primer sifilizden 4-10 hafta sonra sekonder evre gelişir. Bu evrede bakteri kan yoluyla yayılmıştır ve sistemik belirtiler ortaya çıkar.

Karakteristik cilt döküntüsü avuç içi ve ayak tabanını da etkiler; bu lokalizasyon sifilizi düşündürür. Döküntü kaşıntısız, kırmızı-kahverengi lekeler veya papüller şeklindedir. Mukoz membranlarında lezyonlar (kondiloma lata), ateş, halsizlik, lenf bezi şişliği, saç dökülmesi ve kas ağrıları görülebilir.

Sekonder sifiliz belirtileri de kendiliğinden geçer ancak hastalık latent evreye ilerler.

Latent Sifiliz

Latent (gizli) sifilizde klinik belirti yoktur, ancak serolojik testler pozitiftir. Erken latent sifiliz (son bir yıl içinde edinilmiş) ve geç latent sifiliz (bir yıldan uzun süre veya belirsiz) olarak ayrılır.

Latent dönemde hasta bulaştırıcı olmayabilir, ancak hamilelikte bebeğe geçiş mümkündür. Tedavisiz hastaların yaklaşık üçte birinde tersiyel sifiliz gelişir.

Tersiyer Sifiliz

Tersiyer (üçüncül) sifiliz, tedavisiz enfeksiyondan yıllar veya on yıllar sonra ortaya çıkar. Bu evre artık nadirdir ancak ciddi sonuçları vardır.

Kardiyovasküler sifiliz, aort anevrizması ve aort kapak yetmezliğine neden olabilir. Nörosifiliz, beyin ve omuriliği etkileyerek demans, ataksi, tabes dorsalis (posterior kolon dejenerasyonu) ve genel pareziye (ilerleyici felç) yol açabilir. Gom (granülomatöz lezyonlar) cilt, kemik ve iç organlarda oluşabilir.

Konjenital Sifiliz

Tedavisiz sifilizli hamile kadınların bebeklerinde konjenital sifiliz gelişebilir. Erken geçiş, ölü doğum, erken doğum ve yenidoğanda ciddi hastalığa neden olabilir.

Konjenital sifiliz belirtileri arasında cilt döküntüsü, hepatosplenomegali, kemik anomalileri ve nörolojik problemler yer alır. Geç konjenital sifiliz, Hutchinson dişleri, interstisyel keratit ve sensörinöral işitme kaybı ile karakterizedir.

Tanı Yöntemleri

Sifiliz tanısı, serolojik testler ve doğrudan tespit yöntemleriyle konur. Karanlık alan mikroskopisi, primer lezyonlardan alınan örneklerde spiroketi gösterebilir.

Serolojik testler iki kategoriye ayrılır. Non-treponemal testler (VDRL, RPR) tarama için kullanılır ve hastalık aktivitesini izler. Treponemal testler (FTA-ABS, TPHA, EIA) doğrulama için kullanılır ve genellikle ömür boyu pozitif kalır.

Nörosifiliz şüphesinde lomber ponksiyon yapılarak beyin omurilik sıvısı analizi gerekir.

Tedavi

Penisilin, sifiliz tedavisinde altın standarttır ve Treponema pallidum'a karşı hâlâ tam duyarlıdır. Tedavi evresi ve lokalizasyona göre değişir.

Primer, sekonder ve erken latent sifiliz, tek doz benzatin penisilin G (2.4 milyon ünite intramüsküler) ile tedavi edilir. Geç latent sifiliz ve bilinmeyen süreli latent sifilizde, haftalık benzatin penisilin üç hafta boyunca verilir.

Nörosifiliz, intravenöz kristalize penisilin G ile 10-14 gün tedavi gerektirir. Penisilin alerjisi olanlarda doksisiklin veya tetrasiklin alternatifleri değerlendirilebilir, ancak nörosifilizde penisilin desensitizasyonu tercih edilir.

Jarisch-Herxheimer Reaksiyonu

Tedavinin ilk 24 saatinde ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve döküntünün kötüleşmesi görülebilir. Bu reaksiyon, bakteri ölümüyle salınan endotoksinlere bağlıdır ve geçicidir. Destekleyici tedavi yeterlidir.

Partner Bildirimi ve Takip

Cinsel partnerlerin bilgilendirilmesi ve test edilmesi bulaşmanın kontrolü için önemlidir. Temas izleme süresi, hastalık evresine göre belirlenir.

Tedavi sonrası serolojik takip, başarının değerlendirilmesi için gereklidir. Non-treponemal test titrelerinin düşmesi tedavi yanıtını gösterir.

Önleme

Prezervatif kullanımı bulaşma riskini azaltır ancak lezyonların prezervatifle kaplanmayan bölgelerde olması durumunda koruma sınırlıdır. Düzenli cinsel sağlık taramaları, özellikle riskli gruplar için önemlidir.

Sonuç olarak, frengi ciddi ancak kolayca tedavi edilebilir bir enfeksiyondur. Erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisi, komplikasyonları önler. Farkındalık, tarama ve partner bildirimi hastalığın kontrolünde kritik rol oynar.